1. Haberler
  2. Teknoloji
  3. Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Dijital dünya, görünmezlik pelerini ile hata yaptırıyor”

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Dijital dünya, görünmezlik pelerini ile hata yaptırıyor”

featured
prof-dr-nevzat-tarhan-dijital-dunya-gorunmezlik-pelerini-ile-hata-yaptiriyor.jpg
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türk Dil Kurumu’nun 2025 yılı için “Yılın Kelimesi” olarak belirlediği “dijital vicdan”, dijitalleşmenin insanın ahlaki muhakemesi üzerindeki etkilerini yeniden gündeme taşıdı. Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dijital vicdanın psikolojik ve nörobilimsel boyutlarına dikkat çekerek önemli değerlendirmelerde bulundu.

Prof. Dr. Tarhan, vicdanın soyut bir kavram olmadığını vurgulayarak, “Vicdanın beyinde karşılığı var. Ahlaki akıl yürütme süreçleri bununla ilişkilidir. Dijitalleşme bu süreçleri etkiliyor” dedi.

Algoritmik vicdan…

“Dijital vicdan” kavramının, aynı zamanda “algoritmik vicdan” olarak da okunabileceğini dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Algoritmalar, neye üzüleceğimizi, neyi seveceğimizi, nerede adil olup olmayacağımızı belirleme eğilimindedir. Bu da fark edilmeden dijital vicdan tuzakları oluşturur” ifadelerini kullandı.

Hız, derin düşüncenin önüne geçtiğinde vicdan hata yapar!

Vicdanın sağlıklı çalışabilmesi için derin düşünce ile hızlı düşünce arasında denge kurulması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, “Vicdan derin düşünce ister tefekkür ister zamana ihtiyaç duyar. Hız, derinliğin önüne geçtiğinde hata başlar; derinlik tamamen devre dışı kaldığında ise vicdan kullanılmaz” diye konuştu.

Prof. Dr. Tarhan, dijital vicdanın ustalıkla yönetilmesi gereken zihinsel bir beceri olduğunu da ifade ederek, “Dijital vicdan aynı bir araba kullanır gibi ustaca yönetilmesi gelen ruhumuzun, zihnimizin bir parçasıdır.” ifadesinde bulundu.

Vicdan doğuştan bir potansiyeldir, yönünü eğitim belirler

Vicdanın çekirdek halinde doğuştan geldiğini ancak yönünün çevreyle şekillendiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Vicdan genetik bir taslak olarak vardır. İyicil ya da kötücül yönde gelişmesi eğitim ve sosyal öğrenmelerle olur. Diğer canlılarda vicdan kavramı yoktur” dedi.

Prof. Dr. Tarhan, beynin önem ve öncelik ağı olarak adlandırılan yapısının vicdanla doğrudan ilişkili olduğunu belirterek, “İnsan hayal dünyasında neye sevgi, zaman ve enerji yatırımı yapıyorsa vicdanın öncelik sıralaması da buna göre şekillenir. Bu ağın temelleri ailede atılır, 15 yaşından sonra kişi vicdanının yönetiminden kendisi sorumludur. 15 yaşından sonra iyi, kötü, doğru, yanlış, güzel, çirkin, faydalı, faydasız, adil, adil değil, merhametli, merhametli değilim tarzındaki kararları verirken kişi burada kendi özgür iradesiyle yaptığı hareketlerden sorumludur. Artık vicdanın yönetimi o kişidedir.” ifadelerini kullandı.

Sessiz kalmak dijital bir suç haline gelebilir

Dijital ortamda sessiz kalmanın da bir sorumluluk alanı oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, “aktif tembellik” kavramına dikkat çekti. Prof. Dr. Tarhan, “Kişi araştırması gereken bir konuda, derin düşünmeden hızlıca onaylıyor ya da reddediyorsa bu aktif tembelliktir. Dijitalleşmenin hız tuzağı vicdani hatalara yol açıyor. Dijitalleşme çağında insan bu konu beni üzer mi, üzmez mi demiyor. Yanlış bir karar veriyor, sonra üzülüyor. Dijital tuzaklara kolaylıkla düşüyor. Sonradan pişman olacağı şeyleri çokça yapıyor. Görünürlük paradoksuna düşüyor. Görünür olmak güzeldir diyor. Aslında bu bir paradoks.” şeklinde konuştu.

Bu durumun kişileri görünürlük arzusuna sürüklediğini belirten Prof. Dr. Tarhan, “Algoritmalar bize görünür olmayı güzel gösteriyor ama bu, vicdanı zayıflatabiliyor” diye konuştu.

Algoritma şeffaflığı etik bir zorunluluktur

Prof. Dr. Tarhan, yapay zekâ ve dijital platformlarda açıklanabilir yapay zekâ (XAI) uygulamalarının etik bir gereklilik haline geldiğini vurgulayarak, “Şeffaf algoritmalar olmazsa insanlar yankı odalarına hapsedilir. Kişi sadece kendisine sunulan görüşlerle meşgul olur” dedi.

Ekran arkasında da sorumluyuz

Ekranın kullanıcıya psikolojik bir “görünmezlik pelerini” sunduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, bunun vicdanı devre dışı bırakabildiğini söyledi.

Prof. Dr. Tarhan, “Dijital dünya, görünmezlik pelerini ile kişiye hata yaptırıyor. İnsan kendini görünmez sanınca karşısındakini bir insan değil, bir nesne gibi görmeye başlıyor. Bu özellikle 15–22 yaş arası bireyleri daha kolay etkiliyor” diye konuştu.

Dijital araçlarda liderliğin kullanıcıda olması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Yapay zekânın lideri siz olursanız onu yönetirsiniz. Nesnesi olursanız vicdanınızı ona teslim edersiniz” ifadelerini kullandı.

Dijital linç küresel vicdanı zedeliyor

Dijital vicdanın en tehlikeli alanlarından birinin dijital linç olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan,
 “Klavye şövalyeleri, organize troll gruplarıyla insanların itibarını sistemli şekilde yok edebiliyor” dedi.

Dijital dünyada her davranışın iz bıraktığını hatırlatan Prof. Dr. Tarhan, “Yaptığınız bir paylaşım 5–10 yıl sonra karşınıza çıkabilir. Unutulma hakkı tartışılsa da dijital izler kolay silinmez” uyarısında bulundu.

Akıl ve kalp birlikte çalışırsa vicdan olur

Prof. Dr. Tarhan, dijital dünyada sağlıklı bir vicdan için temel ilkeyi “Dur, düşün, sonra dijital dünyayı kullan. Akıl ve kalp birlikte çalıştığında vicdan ortaya çıkar. Sadece duygu da sadece akıl da yeterli değildir.” diye açıklayarak, sözlerini tamamladı. 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Dijital dünya, görünmezlik pelerini ile hata yaptırıyor”

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Edin