Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Çocuk Diş Hekimliği Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, çocuklarda bruksizm, diş hekimi korkusu ve erken süt dişi çekimi konularında açıklamalarda bulundu.
Çocuklarda bruksizmin nedeni çok faktörlü!
Günümüzde çocuklarda diş sıkma, yani bruksizm vakalarının giderek arttığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, “Bu artışın tek bir nedeni yoktur; biyolojik, çevresel ve psikolojik pek çok faktör bir arada rol oynayabilir.” dedi.
Özellikle küçük yaş grubunda bağırsak parazitleri gibi bazı fizyolojik durumların diş sıkmaya zemin hazırlayabileceğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Şen, “Bu tür olasılıklar, çocuk hekimi ile iş birliği içinde değerlendirilmelidir. Bununla birlikte çocuğun yaşamındaki stres faktörleri de bruksizmi tetikleyebilir. Okul değişikliği, kardeş doğumu, aile içi değişimler ya da sosyal uyum sürecinde yaşanan zorlanmalar çocuklarda diş sıkmaya yol açabilir. Günümüzde artış gösteren alerjik hastalıklar da önemli bir diğer etkendir. Özellikle alerjik bünyeye sahip çocuklarda görülen solunum problemleri ve kronik rahatsızlık hissi, gece diş sıkma davranışıyla ilişkili olabilir.” şeklinde konuştu.
Amaç, çocuğun iyilik halini güçlendirerek bruksizmi azaltmak!
Çocuklarda bruksizm tedavisinde yetişkinlerde uygulanan gece plağı veya botoks gibi yöntemlere başvurulmadığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, “Bunun yerine daha bütüncül bir yaklaşım benimsenir. Psikolojik destek, stres faktörlerinin belirlenmesi ve mümkün olduğunca ortadan kaldırılması önceliklidir. Ayrıca alerjik yatkınlığı olan çocuklarda yaşam ortamının düzenlenmesi önem taşır. İyi havalandırılan alanlar, temiz hava koşulları ve gerekirse hava temizleyici cihazların kullanımı gibi önlemlerle destek sağlanabilir. Amaç, doğrudan bir müdahale yerine çocuğun genel iyilik halini güçlendirerek diş sıkmanın etkilerini azaltmaktır.” açıklamasını yaptı.
Doğru yaklaşım ile diş hekimi korkusu önlenebilir!
Diş hekimi korkusunun yalnızca yetişkinlerde değil, çocuklarda da sık görülen bir durum olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, “Ancak doğru yaklaşım ile bu korkunun oluşması büyük ölçüde önlenebilir.” dedi.
Çocuğu randevu öncesinde hazırlamanın oldukça önemli olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Şen, şunları söyledi:
“Evde basit rol oyunları oynayarak diş hekimi-hasta canlandırmaları yapmak, çocuğun zihninde sürece dair olumlu bir çerçeve oluşturur. Böylece klinik ortamına daha hazırlıklı ve daha sakin bir şekilde gelir. Ayrıca diş hekimi temalı animasyonlar ve çizgi filmler izletmek de süreci destekleyebilir. En önemli noktalardan biri ise ilk diş hekimi ziyaretinin ağrı veya acil bir sorun nedeniyle değil, rutin kontrol amacıyla yapılmasıdır. Erken yaşta olumlu bir tanışma deneyimi yaşayan çocuklarda fobi gelişme riski oldukça düşüktür.
Toplumda yaygın olarak karşılaşılan bir diğer hata ise yetişkinlerin kendi olumsuz diş hekimi deneyimlerini çocuklara aktarmasıdır. ‘Çok acıdı’, ‘çok zor geçti’ gibi ifadeler, çocukta henüz yaşanmamış bir korkunun temellerini atabilir. Oysa çocukların diş hekimine ‘beyaz bir sayfa’ ile gelmesi, ilk muayene ve tanışma seanslarının olumlu geçmesini sağlar ve güven ilişkisini güçlendirir.”
Süt dişleri daimi dişler için yer tutucu görevi görür!
Çocuk diş sağlığında bir diğer önemli konunun ise erken süt dişi çekimleri olduğunun ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, “Erken çekim, süt dişinin doğal düşme zamanından önce kaybedilmesi anlamına gelir. Oysa süt dişleri yalnızca geçici dişler değildir; alttan gelecek daimi dişler için yer koruyucu görev üstlenirler.” dedi.
Bir süt dişi zamanından önce çekildiğinde, komşu dişlerin boşluğa doğru kayabileceğinin altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, “Bu durum ilerleyen dönemde çapraşıklık ve ortodontik problemlere yol açabilir. İşte bu noktada yer tutucular devreye girer. Sabit ya da takıp çıkarılabilen hareketli apareyler sayesinde, daimi diş sürünceye kadar boşluğun korunması sağlanır. Travma, çürük ya da apse nedeniyle erken diş kaybı yaşandığında, mutlaka diş hekimi ile birlikte değerlendirme yapılmalı ve yer tutucu gerekliliği konusunda ortak karar verilmelidir. Doğru zamanda yapılan bu müdahale, ileride oluşabilecek daha büyük ortodontik sorunların önüne geçilmesinde kritik rol oynar.” diyerek sözlerini tamamladı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı




